Sayfalar

26 Kasım 2010 Cuma

MİMLENDİM...

Sevgili Begonvilli Ev beni mimlemiş. Blog sayfalarını gezerken görüyordum ve hep merak ediyordum "mimlenmeyi" ve "mimlemeyi." Hemen blog dünyasında ne demek olduğunu araştırdım. Meğer çok zevkli bir oyunmuş, onu farkettim. Bana bu zevki yaşattığı için Begonvilli Ev'e teşekkür ediyorum.

Mimin içeriği çok güzel.
"Kitaplığınızın karşısına geçin. Gözlerinizi kapatın. Derin bir nefes alın. Elinizi kitapların üzerinde gezdirin ve birini seçin. Şimdi gözlerinizi açın. Bir kitap seçmiş durumdasınız. O kitabı satın aldığınız ( ya da hediye gelmiş de olabilir) anı hatırlamaya çalışın. İlk kez okuduğunuzda neler düşünmüştünüz, hatırlayın. Şimdi sayfaları şöyle hızlıca bir dolanın ki, kitabın kokusu burnunuza gelsin. Evet, ne güzel bir koku bu! 55. sayfayı bulun. Sayfayı tekrar okuyun. Sayfadan bir paragraf seçin ve mim konusu olarak bunu blog sayfanıza yazın. Daha sonra siz de arkadaşlarınızdan üç tanesine cevaplaması için gönderin."


Kitaplığımın karşısına geçtim. Gözlerimi kapattım, derin bir nefes aldım ve işaret parmağımı uzatarak rastgele bir kitap seçtim.
İşte sonuç... Montaigne-Denemeler..Kitabı aldım kokladım. Orta okul yıllarında oldığım, ara ara bir iki sayfa okuduğum bir kitabımdır. Hemen hızlıca sayfalarını çevirdim. Çünkü uzun zamandır elime almıyordum, belki içinde bir not sıkıştımışımdır ve içinde işaretlediğim yerler vardır diye. Bu kitap hemen hemen herkesin kitaplığında olan olmazsa olmaz kitaplardan biridir sanırım. 55. sayfayı açtım. Montaigne'nin "dostluk" üzerine yazdığı bir denemenin son sayfasıydı.Hemne o sayfadan işaretlediğim bir paragrafı aktarıyorum sizlere.

"Madem ki zamansız bir ölüm seni, ruhumun yarısı olan seni alıp götürdü, yeryüzünde varlığımın yarısından, en aziz parçasından yoksun yaşamakta ne anlam var? O gün ikimiz birden öldük."

Kaç kişi bu cümleleri söyleyebilecek dostluklar yakalayabiliyor hayatta. Dostluk sürekli yan yana olmak çok uzun zamanlar geçirmek değildir sadece. Aradan uzun zaman geçse de bir telefon konuşmasında sanki en son dün konuşmuşsun gibi hissetmektir. Aklımızdan çıkmaz onlar hiç. Anılarda yaşarız onları.. Dertleri bizim derdimiz, sevinçleri bizim sevincimizdir. Böyle dostlukları korumak gerekir. Çünkü günümüzde korunmaya ihtiyaç duyulan insanın özlük hazineleridir onlar.

Dostlarım, aklımdasınız.. Sizi seviyorum.. İyi ki varsınız... Dostlarının kıymetini bilenlere....

Begonvilli Ev'e bana dostlarımı hatırlattığı için teşekkür ederim.. Şimdi mimin geri kalan kısmını yapıyorum ve severek izlediğim üç blog sahibi arkadaşıma bu mimi gönderiyorum. Umarım cevaplarlar...

http://zarifce.blogspot.com/
http://nerodaninciler.blogspot.com/ (inci çiçeği)
http://birdutmasali.blogspot.com/

Sevgilerle...

4 yorum:

birdutmasali dedi ki...

:))
Çok sevgiler.

neduk dedi ki...

Müge'ciğim çok teşekkür ederim beni seçtiğin için ancak blogumun sağ üst köşesinde de göreceğin gibi ben mim ve ödül almıyorum. Sen üstüne alınma sakın. Blogu açtığımdan beri yağmur gibi geliyor ve ben uzun yazmayı pek sevmiyorum. Benim yerime başka bir arkadaşını yazarsan sevinirim. Sevgiyle kucaklarım.

Begonvilli Ev dedi ki...

yanıtladığınız için çok teşekkür ediyorum.

Montaigne'in Denemeler'i, okumaya bıkmadığım bir kitaptır. Hatta blog sayfamdaki kitap tanıtımlarımdan biri bu kitaba aittir. Hemen her kitaplıkta rastlamak da mutlu ediyor beni. Çünkü çok değerli bir yapıt.

inci çiçeği dedi ki...

mügecim çok teşekkürler, hemen ilgileniyorum canım:))